YATKIN TURİZMYATKIN TURİZM
Forgot password?

Gap Turları

G A P  G E Z İ S İ

(2 Gece, 3 Günlük)

 Diyarbakır, Eğil, Mardin, Midyat, Hasankeyf, Malabadi,

Şanlıurfa, Harran ve Göbekli Tepe Gezisi

 

1.Gün

Yeni bir güne merhaba deyip Diyarbakır Havalimanında misafirlerimizi karşılayıp, 26 Uygarlığa beşiklik etmiş, ilk medeniyetlerin buluştuğu yerler olan Diyarbakır ve Eğil gezisi için yola çıkıyoruz. İlk durağımız Diyarbakır’a 52 km. mesafede bulunan serin suların sıcak yurdu, Peygamberler, Azizler ve krallar kenti Eğil. Orta Paleolitik Çağda (M.Ö. 20.000-15.000) açık hava yerleşmelerinin olduğu, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok medeniyetlerin izlerini taşıyan Eğil, Asur Kralı Salmanassar, Hz. Musa ve Hz. Harun’un eşyalarını barındıran ve Ahid Sandığı’nın son muhafızı olan Elyesa Peygamber, İsrailoğulları’na gönderilen Hz. Zülkifl ve Harun-i Asafi, Zennun, Danyal, Hallak, Harut ve Hürmüz Peygamberler. 5.000 yıllık tarihi ile hayranlık uyandıran Eğil ilçesi, Peygamberler, Krallar, Azizler beldesidir, Dicle Barajı’nın yamacındaki Kral Mezarları, Mezopotamya’ya tepeden bakan kalesi, Anadolu’nun ilk türbesinin bulunduğu, 1995 yılında Dicle Barajı suları altında kalmaması için Peygamber kabirlerinin bulunduğu Nebi Tepesine nakil edilen Zülkifl ve Elyesa peygamberlerin kabirlerini gördükten ve Eğil’i panoramik olarak fotoğrafladıktan sonra aracımıza binerek, Diyarbakır’a dönüyoruz.

Miladi 639 yılında Diyarbakır fethini gerçekleştiren sahabelerin bulunduğu Diyarbakır merkez İçkale’de Saray Kapısı, Küpeli Kapısı, Fetih ve Oğran Kapıları bulunmaktadır. Çok değerli yapıların bulunduğu İç Kale’de; Artuklu Hükümdarı Melik Salih Nasıreddin Mahmud (1200-1222) dönemine ait Artukoğulları Sarayı, Artuklu Kemeri, Aslanlı Çeşme, 27 Şehid Sahabe Kabirleri, Nisanoğlu Ebul Kasım tarafından 1155-1169 yılları arasında yaptırılmış olan Hz Süleyman (Nasıriye) Camii, M.S. 2. yy.a ait olduğu düşünülen Saint George (Kara Papaz) Kilisesi, Atatürk’ün 1917 yılında II. Ordu Komutanı iken karargâh olarak kullandığı bina olan Atatürk Müzesi ve Kütüphanesini gördükten sonra, Vali Hasan Paşa tarafından 1573 yılında yaptırılan Hasan Paşa Hanı. Dört mevsim için, ayrı ayrı inşa edilmiş 281 yıllık 14 odalı, kendine özgü Diyarbakır taş evlerine vereceğimiz en güzel örneklerinden biri olan ve aynı zamanda ünlü şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı‘nın doğduğu Müze Ev‘i gezeceğiz. Bu evde Cahit Sıtkı Tarancı’nın özel eşyaları, mektupları ve kitaplarının yanı sıra Etnografik eserler de sergilenmektedir. Şair yazar Ahmet Arif Müzesini göreceğiz, Anadolu’nun ilk ve en eski camii, İslam âleminin 5. Haremi Şerifi (5.Kutsal Mabed) kabul edilen Ulu Camii ziyaret edeceğiz. 5. Harem-i Şerif olan Ulu Camii duvarında Selçuklu Hükümdarı Giyasaddin Keyhüsrev II’ye ait olan 1240 yılındaki fermanda yazılı olarak tespit edilen ilk Toprak Vergisi’nin (Haraç) kaldırılmasına dair kitabe’yi göreceğiz . Ulu Camii duvarında bulunan 1683 tarihli  bir başka kitabede, Diyarbakır’da yaşayanlar arasında suda boğulan, yanan, damlardan ve ağaçlardan düşerek ölenlerin yakınları, kiliseler, rahipler, göçebe aşiretleri vergiden muaf tutulduğuna dair kitabe bulunmaktadır. 1198 yılında Artuklu Melikül Mesut Kutbudin Ebu Muzaffer Sokman zamanında yapılan Anadolu’nun ilk Üniversitesi Mesudiye Medrese’sini göreceğiz. Motif ve kitabeleriyle çok değerli bir sanat eseri olan medresenin avlusundaki mihrabın iki yanına binanın herhangi bir yerinde mey­dana gelebilecek çökmeyi veya kaymayı tespit etmek için, ustaca yer­leştirilmiş döner taş sütunlar konulmuştur. Ayrıca dünyada benzeri olmayan dört taş sütun üzerine yapılan Dört Ayaklı minare ve Şeyh Mutahhar Camii, Keldani Kilisesi, Uzunluğu 5.7 km. olan dünyanın en uzun ve en sağlam suru olan Diyarbakır Surları,.. Duvar yüksekliği 12 metre, genişliği 3-5 metre olan surların 82 adet burcu vardır. Surların yapısı, sağlamlığı, taşıdığı yazıtlar, kabart­malar ve şekillerde 12 uygarlığın kitabelerini okumak mümkündür. A. Gabriel “Diyarbakır Surları tek ba­şına kitabeler müzesi” sayılabilir diyor. Kalenin ilk yapılış tarihi bi­linmemekle beraber, daha sonra M.S. 349 yılında Roma imparatoru Konstantinus tarafından genişletilerek bazı kısımları onarılmıştır. Yedi Kardeş ve Evli Beden Burc’larını yol üzeri gördükten sonra Keçi Burcu’nun üzerine çıkarak uçsuz bucaksız Mezopotamya ovasını seyredip fotoğraf karelerimize aldıktan sonra, Dicle (On Gözlü) Köprüyü görmeye gideceğiz. Kentin kuruluşu ve gelişmesi ile ilintili olabilecek bir geçmişi bulunan köprünün, bugünkü ayakta görülebilen kısımlarının 1065 tarihinde Mervaniler döneminde inşa edildiğini üzerindeki kitabelerden öğrenmekteyiz. Köprü kesme bazalt taştan, on gözlü olarak inşa edilmiştir. Daha sonra Akkoyunlu’ların önemli eserlerinden Sem’an oğlu köşkü olarak da anılan ve Atatürk’ün Diyarbakır’a geldiğinde kaldığı ve sonradan satın alınıp kendisine hediye edilen Gazi Köşkü ve Müzesini göreceğiz. Köşkü ve müzeyi gördükten sonra Akşam yemeği ve Diyarbakır’da Otelde konaklama.

2.Gün

Yeni bir güne merhaba deyip farklı birçok kültürün beşiği olmuş, değişik mimarisiyle açık bir müze görünümünde olan Mardin, Midyat, Hasankeyf gezisine katılmak üzere Otobüslerimize binerek gezimize başlıyoruz. Diyarbakır-Batman karayolu üzerinde bulunan ve 1147 yılında Artuklular döneminde inşa edilen, Dünyanın en geniş taş kemerli köprüsü olan Malabadi Köprüsünü görmeye gidiyoruz. Malabadi Köprüsünü gördükten sonra, İlusu barajının suları altında kalacak olan ünlü Hasankeyf antik kentine gidiyoruz. İslam tarihi ve medeniyeti  açısından ayrı bir yeri vardır Hasankeyf’in. Şehrin jeopolitik yapısı, önemi ve mesken olarak kullanılan çok sayıdaki mağaraların, Hasankeyf’in çok eski bir yerleşim merkezi olduğunu gösterir. Hasankeyf tarihi, antik döneme kadar dayanmaktadır. Mağara evleri dolaşıyoruz. Uzun Hasan’ın Oğlu Zeynel Türbesi ve eskiden Anadolu’daki en büyük köprü olan, fakat şu anda sadece kalıntılarını görebildiğimiz Taş Köprügörüyoruz. Yeni Saray, Mağaralar, Darphane, Zekât Kuyusu, Tılsımlı Kapı, Gözcü Kulesi, Büyük Saray, Ulu Cami, Zindan ve El-Rızk Camii göreceğimiz ve Hasankeyf’le ilgili edineceğimiz bilgiler bizi buraya hayran bırakacak. Kenti panoramik olarak fotoğrafladıktan sonra aracımıza binerek, burada Süryanilerce kutsal sayılan Tur Abdin Bölgesi‘nde Süryani cemaatinin en önemli yerleşmelerinden Midyat’a geçiyoruz. Midyat’ta ilk olarak, taş işleme sanatının deha örneklerinden biri olan birçok filme ve diziye ev sahipliği yapmış olan Midyat Konuk Evi’ni görüyoruz. Süryani ustalarının yüzyılların birikimiyle ince ince işlediği telkari sanatının en iyi örneklerinden alabileceğiniz Telkari Çarşısı’nda alışveriş molası veriyoruz. Midyat’ta serbest zamandan sonra Midyat’ın 18 km. doğusunda bulunan Süryanilerin önemli dini merkezlerinden Deyrul Ömer (Mor Gabriel / Deyrul Umur) Manastırına gidiyoruz. Deyrul Ömer (Mor Gabriel / Deyrul Umur) Manastırından sonraki durağımız Mardin. Mardin’de Mezopotomya Ovası’nın görüntüsünün en iyi izlendiği ve havuzunda akan suyun akışıyla doğumdan ölüme kadar insan hayatı ve sonrasının simgelendiği bölgenin en önemli Artuklu eserlerinden olan ünlü Kasımiye Medresesi‘ni geziyoruz. Daha sonra Mardin Mimarisi ve çok renkli kültürlülüğünün en güzel simgelerinden birisi olan ve bir zamanlar dünyadaki tüm Süryaniler’in Vatikan’ı sayılan 365 odalı muhteşem yapıt Deyrulzafaran Manastırı’na geçiyoruz. Kilise, Tıp Okulu, Sin Tapınağı, Vaftizhane, Mezar bölümlerini görerek, akşam Mardin’deki otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeğini otelde aldıktan sonra dileyen konuklarımıza Mardin kentini ve kalesini ışıklı görüntülemek için gece turu. Mardin’de konaklama.

 3.Gün

Yeni bir güne merhaba deyip Peygamberler kenti Şanlıurfa’ya hareket. Şanlıurfa girişinde Haran’a gidiyoruz. Haran da Dünyanın İlk Üniversite kalıntıları, Harran Kalesi, Rasathane, Harran Könik Evleri, Könik Evlerde yöresel giysiler giyerek resim çektirdikten Sonra Şanlıurfa’ya hareket. Şanlıurfa’da Eyyubiye Mahallesinde, sabrın timsali Hz. Eyyub’un Çile çektiği mağara, Dünyada tek açık akvaryum özelliğine sahip Balıklı Göl, Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı yer, Hz. İbrahim’in doğduğu mağara, Ayn-ı Zeliha gölü, Halil-ü Rahman Camii, Rızvaniye Camisi, Bedesten Çarşısı, Bakırcılar Çarşısı, Gümrük Han, İsot Çarşılarında alışverişten sonra, 1963 yılında tarlasını karasabanla sürerken bulduğu oymalı taşı müzeye götüren bir çiftçinin sayesinde bulunan Göbekli Tepe’ye hareket ediyoruz. Dünya da bilinen ilk tapınak olan ve kentin cilalı taş devri yerleşimi içerisinde bulunduran Göbekli Tepe’den ayrılıyor ve GAP Projesinin can damarı olan Medar-ı iftiharımız Atatürk Barajını geziyoruz. Ardından Şanlıurfa Gap Havaalanından misafirlerimizi uğurlayarak Yatkın Turizm ile bir başka gezide buluşmak üzere vedalaşıyoruz.

 

Ücrete Dahil Olan Hizmetler► 4 yıldızlı Otelde, 2 Gece Yarım Pansiyon Konaklama► 2 Sabah Kahvaltısı ( Açık büfe ),

► 3 Akşam Yemeği,

►Programda belirtilen tüm çevre gezileri,

►Araç içi ikramlar,

►Rehberlik hizmeti,

►Seyahat sigortası,

►Son model araçlarla Ulaşım

 

Ücrete Dahil Olmayan Hizmetler►Öğle yemekleri,►Tüm yemeklerde alınan ekstralar,

►Tur süresince yapılan özel harcamalar,

►Müze Ören yeri giriş ücretleri,

►Ekstra belirtilen organizasyonlar,

 

Hediyelerimiz

►Açık Hava Müzesi DİYARBAKIR adlı kitap,

►Mardin, Midyat, Hasankeyf Gezi Rehberi