Diyarbakır, Mardin, Midyat, Hasankeyf Turu - 2 Days

Gap gezisi / Mezopotamya Rotası

1.Gün

Yeni bir güne merhaba deyip 33 Uygarlığa beşiklik etmiş, ilk medeniyetlerin buluştuğu yerler olan Diyarbakır ve Eğil gezisi için yola çıkıyoruz. İlk durağımız Diyarbakır’a 52 km. mesafede bulunan serin suların sıcak yurdu, Peygamberler, Azizler ve krallar kenti Eğil. Orta Paleolitik Çağda (M.Ö. 20.000-15.000) açık hava yerleşmelerinin olduğu, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok medeniyetlerin izlerini taşıyan Eğil, Asur Kralı Salmanassar, Hz. Musa ve Hz. Harun’un eşyalarını barındıran ve Ahid Sandığı’nın son muhafızı olan Elyesa Peygamber, İsrailoğulları’na gönderilen Hz. Zülkifl ve Harun-i Asafi, Zennun, Danyal, Hallak, Harut ve Hürmüz Peygamberler. 5.000 yıllık tarihi ile hayranlık uyandıran Eğil ilçesi, Peygamberler, Krallar, Azizler beldesidir, Dicle Barajı’nın yamacındaki Kral Mezarları, Mezopotamya’ya tepeden bakan kalesi, Anadolu’nun ilk türbesinin bulunduğu, 1995 yılında Dicle Barajı suları altında kalmaması için Peygamber kabirlerinin bulunduğu Nebi Tepesine nakil edilen Zülkifl ve Elyesa peygamberlerin kabirlerini gördükten ve Eğil’i panoramik olarak fotoğrafladıktan sonra aracımıza binerek, Diyarbakır’a dönüyoruz. Miladi 639 yılında Diyarbakır fethini gerçekleştiren sahabelerin bulunduğu Diyarbakır merkez İçkale’de Saray Kapısı, Küpeli Kapısı, Fetih ve Oğran Kapıları bulunmaktadır. Çok değerli yapıların bulunduğu İç Kale’de; Artuklu Hükümdarı Melik Salih Nasıreddin Mahmud (1200-1222) dönemine ait Artukoğulları Sarayı, Artuklu Kemeri, Aslanlı Çeşme, 27 Şehid Sahabe Kabirleri, Nisanoğlu Ebul Kasım tarafından 1155-1169 yılları arasında yaptırılmış olan Hz Süleyman (Nasıriye) Camii, M.S. 2. yy.a ait olduğu düşünülen Saint George (Kara Papaz) Kilisesi, Atatürk’ün 1917 yılında II. Ordu Komutanı iken karargâh olarak kullandığı bina olan Atatürk Müzesi ve Kütüphanesini gördükten sonra, Vali Hasan Paşa tarafından 1573 yılında yaptırılan Hasan Paşa Hanı. Dört mevsim için, ayrı ayrı inşa edilmiş 281 yıllık 14 odalı, kendine özgü Diyarbakır taş evlerine vereceğimiz en güzel örneklerinden biri olan ve aynı zamanda ünlü şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı‘nın doğduğu Müze Ev‘i gezeceğiz. Bu evde Cahit Sıtkı Tarancı’nın özel eşyaları, mektupları ve kitaplarının yanı sıra Etnografik eserler de sergilenmektedir. Şair yazar Ahmet Arif Müzesini göreceğiz, Anadolu’nun ilk ve en eski camii, İslam âleminin 5. Haremi Şerifi (5.Kutsal Mabed) kabul edilen Ulu Camii ziyaret edeceğiz. 5. Harem-i Şerif olan Ulu Camii duvarında Selçuklu Hükümdarı Giyasaddin Keyhüsrev II’ye ait olan 1240 yılındaki fermanda yazılı olarak tespit edilen ilk Toprak Vergisi’nin (Haraç) kaldırılmasına dair kitabe’yi göreceğiz. Ulu Camii duvarında bulunan 1683 tarihli  bir başka kitabede, Diyarbakır’da yaşayanlar arasında suda boğulan, yanan, damlardan ve ağaçlardan düşerek ölenlerin yakınları, kiliseler, rahipler, göçebe aşiretleri vergiden muaf tutulduğuna dair kitabe bulunmaktadır. 1198 yılında Artuklu Melik’ül Mesut Kutbuddin Ebu Muzaffer Sokman zamanında yapılan Anadolu’nun ilk Üniversitesi Mesudiye Medrese’sini göreceğiz. Motif ve kitabeleriyle çok değerli bir sanat eseri olan medresenin avlusundaki mihrabın iki yanına binanın herhangi bir yerinde mey­dana gelebilecek çökmeyi veya kaymayı tespit etmek için, ustaca yer­leştirilmiş döner taş sütunlar konulmuştur. Ayrıca dünyada benzeri olmayan dört taş sütun üzerine yapılan Dört Ayaklı minare ve Şeyh Mutahhar Camii, Keldani Kilisesi, Uzunluğu 5.7 km. olan dünyanın en uzun ve en sağlam suru olan Diyarbakır Surları, Duvar yüksekliği 12-21 metre, genişliği 3-5 metre olan surların 82 adet burcu vardır. Surların yapısı, sağlamlığı, taşıdığı yazıtlar, kabart­malar ve şekillerde 12 uygarlığın kitabelerini okumak mümkündür. A. Gabriel “Diyarbakır Surları tek ba­şına kitabeler müzesi” sayılabilir diyor. Kalenin ilk yapılış tarihi bi­linmemekle beraber, daha sonra M.S. 349 yılında Roma imparatoru Konstantinus tarafından genişletilerek bazı kısımları onarılmıştır. Yedi Kardeş ve Evli Beden Burc’larını yol üzeri gördükten sonra Keçi Burcu’nun üzerine çıkarak uçsuz bucaksız Mezopotamya ovasını seyredip fotoğraf karelerimize aldıktan sonra, Dicle (On Gözlü) Köprüyü görmeye gideceğiz. Kentin kuruluşu ve gelişmesi ile ilintili olabilecek bir geçmişi bulunan köprünün, bugünkü ayakta görülebilen kısımlarının 1065 tarihinde Mervaniler döneminde inşa edildiğini üzerindeki kitabelerden öğrenmekteyiz. Köprü kesme bazalt taştan, on gözlü olarak inşa edilmiştir. Daha sonra Akkoyunlu’ların önemli eserlerinden Sem’an oğlu köşkü olarak da anılan ve Atatürk’ün Diyarbakır’a geldiğinde kaldığı ve sonradan satın alınıp kendisine hediye edilen Gazi Köşkü ve Müzesini göreceğiz. Köşkü ve müzeyi gördükten sonra Akşam yemeği ve Diyarbakır’da Otelde konaklama.

2.Gün

Yeni bir güne merhaba deyip farklı birçok kültürün beşiği olmuş, değişik mimarisiyle açık bir müze görünümünde olan Mardin, Midyat, Hasankeyf gezisine katılmak üzere Otobüslerimize binerek gezimize başlıyoruz. Diyarbakır-Mardin karayolu üzerinde bulunan Roma’nın sınır garnizonu olan binlerce yıllık Zerzevan Kalesini göreceğiz. Yol güzergahında güneydoğunun tasavvuf menbaı Sultan Şeyhmus hazretlerini göreceğiz. Buradan Mardin’e gideceğiz Mardin’de Mezopotamya Ovası’nın görüntüsünün en iyi izlendiği ve havuzunda akan suyun akışıyla doğumdan ölüme kadar insan hayatı ve sonrasının simgelendiği bölgenin en önemli Artuklu eserlerinden olan ünlü Kasımiye Medresesi‘ni geziyoruz. Daha sonra Mardin Mimarisi ve çok renkli kültürlülüğünün en güzel simgelerinden birisi olan ve bir zamanlar dünyadaki tüm Süryaniler’in Vatikan’ı sayılan 365 odalı muhteşem yapıt Deyrulzafaran Manastırı’na geçiyoruz. Kilise, Tıp Okulu, Sin Tapınağı, Vaftizhane, Mezar bölümlerini görerek, buradan Süryanilerce kutsal sayılan Tur Abdin Bölgesi‘nde Süryani cemaatinin en önemli yerleşmelerinden Midyat’a geçiyoruz. Midyat’ta ilk olarak, taş işleme sanatının deha örneklerinden biri olan birçok filme ve diziye ev sahipliği yapmış olan Midyat Konuk Evi’ni görüyoruz. Süryani ustalarının yüzyılların birikimiyle ince ince işlediği telkari sanatının en iyi örneklerinden alabileceğiniz Telkari Çarşısı’nda alışveriş molası veriyoruz. Buradan İlusu barajının suları altında kalan ünlü Hasankeyf antik kentine gidiyoruz. İslam tarihi ve medeniyeti  açısından ayrı bir yeri vardır Hasankeyf’in. Şehrin jeopolitik yapısı, önemi ve mesken olarak kullanılan çok sayıdaki mağaraların, Hasankeyf’in çok eski bir yerleşim merkezi olduğunu gösterir. Hasankeyf tarihi, antik döneme kadar dayanmaktadır. Hasankeyf’le ilgili edineceğimiz bilgiler bizi buraya hayran bırakacak. Kenti panoramik olarak fotoğrafladıktan sonra aracımıza binerek, Diyarbakır’a döneceğiz.

Genel Bakış

İki günlük dolu dolu geçen bir gezi programı

Güzergah

Day 1
Diyarbakır-Mardin

Day 2
Diyarbakır çevresi

Day 3

Day 4

Day 5

Day 6

Day 7

Diyarbakır, Mardin, Midyat, Hasankeyf Turu

Fiyata Dahil Olan Hizmetler

Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler

Frequently asked Questions

How fit do I need to be to do this trek?

Annapurna Base Camp is a Grade B or a moderately difficult trekking route. So any fit person can do this trek, even if you do not have any previous experience. You should be aware of what to expect and mentally prepare for it. Then, as long as you will to, you can.

How long do we walk every day when doing Annapurna Base Camp trekking?

On average, you walk about 4 to 6 hours per day. One or two days can be as less as 3hrs and one or two days can be as long as 7hrs.

What is the highest altitude reached in this trek?

The highest altitude reached is 4190m. This is the elevation of Annapurna Base Camp. ABC is the highest we will climb in this trek.

What about battery charging and hot shower facilities?

Yes, you can charge batteries en route. Charger should be brought. There are hot shower facilities as well. You may have to pay certain amount for both ($1-$2). Negotiate. Also, hot water facility could be free at lower elevation.

Are there ATMs on the way to Annapurna Base Camp?

No. There are no ATMs on this trek route. You will have to draw enough cash in Pokhara or Kathmandu. There are a number of ATMs in these cities. Everything is paid in Nepali rupees. So money should be exchanged before the start of the trek.

What about internet access?

Yes. Internet can be accessed in most places. Sometimes, there might be some technical problems. Internet in Nepal is not as fast as you are used to and at times you can just lose connection.

Is it necessary to hire Guides/trekking agency for Annapurna Base Camp trekking?

Not really. It depends on you. If you want, ABC trekking can be done independently. You could hire a guide and a porter by yourself instead of going through an agency or not hire a guide at all. Although, not having a guide can be a little problematic during off season.

It really depends on you. Is it your first time in Nepal? How confident are you of being able to find your way around? How pressed on time are you? If you go through an agency, it will be costlier but everything will be planned. You will only have to come, trek and return.

How much do guides and porters cost?

For Annapurna region, pay for guides range from $20 to $30 per day and porters take $15 to $25 per day.

You can send your enquiry via the form below.

Diyarbakır, Mardin, Midyat, Hasankeyf Turu

Trip Facts

  • 1-12 people
  • Moderate